16 Kasım 2017 Perşembe

Hadid Suresi 2.ayetin Tefsiri, açıklaması, Yuhyi ve Yumit Ne demektir?

Umre ziyaretimden 2017/Nisan


Hadid Suresi 2. ayet
لَهُ مُلْكُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ يُحْيِي وَيُمِيتُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ

Göklerin ve yerin mülkü O’na aittir. O'dur yaşatan ve yaratan. O'dur öldüren ecelleri takdir eden.. O her şeye gücü yeten Allah'tır. 

لَهُ مُلْكُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ:Göklerin ve yerin mülkü O'na aittir. 


 يُحْيِي وَيُمِيتُ:O'dur yaşatan ve yaratan. O'dur öldüren ecelleri takdir eden..

وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ: O her şeye gücü yeten Allah'tır. 

Kainata mutlak manada sadece sahip olan sadece Allah'tır. Var etmek, yok etmek, idare etmek hepsi O'na aittir. O, yuhyi ve yumittir. Dilerse bir damla suya can verip insan olarak yaratır ve yaşatır. Dilerse kaç yaşında olursa olsun onun ecelini tayin ederek öldürür.
Yuhyi ve yumit: Hayat ve ölüm O'nun elindedir. Ve O her şeye gücü yetendir. Yani her şeye güç yettirendir. Aynı zamanda her şeyi takdir ediyor da anlamına gelir. Doğumu, ölümü imtihanları hepsini takdir eden sadece ve sadece O'dur.

Hadid Suresi Birinci ayet ve ilk on ayetin video linki
    

Hadid Suresi 1. ayetin Tefsiri, Tespih Etmek Ne demektir, Açıklaması

Kendi çekimim 2017/Nisan




Hadid Suresi ellerimizdeki musaflarda 57. suredir.

Adını 25. ayetinden alır ve Hadid demir anlamına gelir. (İlgili ayetin tefsirinde açıklama yapacağız)

Medine'de inen surelerdendir. Hicretin ikinci ve dördüncü yılları arasında nazil olmuştur.

İlk ayetlerde Allah'ın sekiz ismi ve sıfatlarıyla tanışıyoruz. Sureye bu şekilde giriliyor. 
Surenin ana konu ise infaktır. Sure baştan sona kadar infak ile ilgilidir.. Mülkün mutlak manada sadece Allah'a ait olduğunu, infaktan kaçanların münafıklık tehlikesiyle karşı karşıya kaldıklarını göreceğiz. Dünya servetinin geçici olduğunu ve cimrilik etmenin ne kadar çirkin olduğunu ve 25. ayette yani Hadid kelimesinin geçtiği ayette İMANIN ÖZELLİKLE SERVET VE KUVVETLE desteklenmesi gerektiğini yine infak edenlerin ahirette bekleyen güzel mükafat ve müjdelerin hep infak bağlamında neler olduğunu göreceğiz öğreneceğiz.

İlk ayeti
 سَبَّحَ لِلَّهِ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ 

Göklerde ve yerde bulunan her şey Allah’ı tesbih etmektedir. O, azizdir, hakimdir.

سَبَّحَ :Bu surede (Hadid), Haşr suresinde bir de saf suresinde bu şekilde geçiyor. Yani سَبَّحَ mazi sigasıyla geçmiş zaman kipinde kullanılıyor. Fakat iki sure vardır ki, Cuma suresi ve Tegabun sureleri, oralarda  يُسَبِّحُ muzari sigasıyla yani geniş zaman kipiyle gelecektir. 

Kainatta ne varsa göklerde ve yerde ki her bir şey Allah'ı tespih ettiler ediyorlar ve edecekler anlamındadır.

Bundan dolayı bazen سَبَّحَ bazen يُسَبِّحُ demiştir Rabbimiz..

Peki tespih etmek nedir? Anlamı elimize aldığımız tespih veya dilimizde subhannallah, elhamdülillah veya Allahuekber demek olsaydı göklerdeki olanlar ne yapacaktı? Yerdeki insan dışında olan varlıklar ne yapacaktı? Fakat Allah (cc) Göklerde ve yerde ne varsa herşeyin Allah'ı tespih ettiğini buyuruyor. 

Öyleyse tespih nedir? Allah'ı tam kabul etmektir. Allah'ı mükemmel kabul etmektir. Yani O'nu noksan sıfatlardan tenzih etmek, kendi sıfatlarıyla O'nu kabul etmek demektir.

Allah'ı yüceliğine layık olmayan kusurlardan noksanlıklardan gerek itikati alanda gerek söz ve kalple tenzih etmek uzak tutmaktır. 
Tespih; Yüce Rabbimiz kitabında kendini nasıl tanıtmışsa hangi esma ve sıfatlarıyla hangi fiilleriyle tanıtmışsa o şekilde kabul edip öyle iman etmek edebilmektir. 
O'na ait olan kitabında tanıtmış olan sıfatlarında hiç birisini ve O'nun dışında hiç bir varlığa hiç bir güce vermemektir tespih etmek Allah'ı. 
Allah'ı gece gündüz subhannallah diyerek tespih edip eğer zihninizde islam şeriatına aykırı olan, bir davranışı, bir dava, bir ideolojik, bir fikir, bir düşünce var ise Allah muhafaza buyursun. 
Allah'ı, uluhiyet ve Rububiyet noktasında tevhid etmiyorsak; gece gündüz subhannallah dese de Allah'ı tespih etmemiştir. 

Öyleyse Allah'ı tespih etmek; O'nu tam ve mükemmel olarak kabul edip kendisini O'na nasıl tarif ettiyse o şekilde inanmaktır. 

İşte O Allah var ya! Aziz'dir. El aziz: kuvvet ve izzet anlamına gelir. Kuvvet ve izzetin kaynağı anlamına gelir. El Kadir ve el Kahir anlamına gelir. Kimse O'nun emrine karşı koyamaz. Kimse O'nun emrinin dışına çıkamaz. Çıkarsa da eğer Vallahi kaçıp kurtulamaz. El Azizin anlamı budur. 
    
O el Hakim'dir. yani yaptığı ve yarattığı her şeyde hikmet vardır. Yaratması idaresi emirleri yasakları, her birisinde hikmet vardır. Öyle bir Allah'ı tespih edin diyor Rabbimiz..
O'nun yarattığı şekilde yaşayın, o şekilde hayatınızı sürdürün.  



Muharrem Çakı Hoca Efendi'nin Video'sundan sadece birinci ayeti kayıt ettim. Diğer ayetleride edeceğim inşAllah.. Allah kendisinden Razı olsun. Benimde emeklerimiz zayi etmesin Rabb'imin rızasını kazanmaya vesile olsun inşaAllah..



Açık net ve tane tane anlaşılır bir anlatım uslubu var herkese tavsiye ederim..

9 Eylül 2017 Cumartesi

Amenerresulu'nün Kur'an'ın en büyük ayetleri olduğunu bildiren ayet, Necm Suresi 18, Bakara Suresi 285/286 ayetleri Hakkında



Kur'an'ın Peygamberimiz'e (sav) Hicaz bölgesinde indiğini ve 23 yılda nazil olduğunu biliyoruz. Allah (cc) vahiyleri peygamberimiz'e (sav), Cebrail (as) vasıtasıyla bildirmiştir. 
Kur'an Peygamber (sav) Cebrail (as) vasıtasıyla bildirilmeyen tek istisnası, tek kısmı olan Bakara Suresinin son iki ayeti yani Amenerrasulü'dür. 

Peygamberimiz (sav), Cennetin yedinci katında Necm Suresinde de anlatıldığı üzere Bakara suresinin son iki ayeti oraya çıktığında, bizatihi kendisine Allah tarafından bildirilmiştir. 

14 - Sidretü'l- Müntehâ'nın yanında.

15 - Ki Cennetü'l- Me'vâ onun yanındadır.

16 - Sidre'yi kaplayan kaplıyordu.

17 - (Peygamberin) gözü şaşmadı ve sınırı aşmadı.


18 - Andolsun ki o, Rabbinin âyetlerinden en büyüğünü gördü. (Amenerresulü)

Diğer bir deyişle Kur'anın tamamı dünyaya gönderilmiştir. Bu iki ayeti ise Resulullah (sav) almak için göğe çıkmıştır. Dünyaya gönderilmedi Resulullah'a (sav) Allah'ın huzurunda bildirilmesi gerekiyordu. Bu yüzden Kur'an'da çok önemli bir yeri vardır. 

Amenerresulu'nün Kur'an'ın en büyük ayetleri olduğunu bildiren ayet: 

Necm Suresi/18 Andolsun ki o, Rabbinin âyetlerinden en büyüğünü gördü.

Emine Kaya

Hz. Âişe Peygamberimizle kaç yaşında evlendi?



Diri diri kız çocuklarını toprağa gömen cahiliye Arapları genel itibari ile kız çocuklarının yaşlarını tutmazlardı.
Toplumun tüm kınamasına rağmen kızlarını gömmeyip onları büyütenler, çocukları buluğa erdiklerinde Daru'n-Nedve'de bir tören düzenler ve kızlarının artık büyüdüğünü halka ilan ederlerdi.
Eğer bu uygulamayı esas alırsak, Hz. Aişe'nin 9 yaşında evlendiği iddiasını, “9 yıldır ay hali görüyordu” şeklinde anlamak gerekecektir.
9 yıldır ay hali görmesi ve bir 9 yılda çocukluk dönemini dikkate alınca, Hz. Aişe validemiz evlendiğinde 18 yaşlarında bir genç kız olduğu anlaşılacaktır.
Hayırlı ve bereketli cumalar dilerim Allah dualarımızı kabul etsin amiiin..

❀✿Google+ Followers❀✿

❀✿İzleyiciler❀✿

❀✿Popular Olanlar❀✿

❀✿Ziyaretçilerimiz❀✿


web stats Neler Okunmuş hangi sayfa Tıklanmış :) Flag Counter

❀✿Archive❀✿